Kendi değerini hissedemeyen biri, başkasının mutluluğunu tehdit gibi algılayabilir.
→ Kıskançlık, çekememe, küçültme, engelleme buradan çıkar.
Kaybetme korkusu, yetersiz kalma korkusu, kontrolü yitirme korkusu…
İnsan korktuğunda korumaya değil, saldırmaya daha yatkın olur.
Başkasında gördüğü bir özellik, kendi eksikliğini hatırlatıyorsa, onu düzeltmek yerine
→ o kişiyi yok etmeye, yoluna taş koymaya çalışabilir.
“Yetmez”, “herkes rakip”, “üstte olmalıyım” düşüncesi öğretiliyor. Bu da
→ dayanışma yerine kösteklemeyi normalleştiriyor.
Sevmek; empati, sınır, sabır ve iç güç ister.
İç dünyası karışık olan biri sevgiyi taşıyamaz, ama gücü taşır.
Birinin sana taş koyması çoğu zaman senin kim olduğunla değil, onun kim olduğu ile ilgilidir.

0 Yorumlar