İş, okul, para sorunları, gelecek kaygısı, yoğun tempo… Vücut kısa süreli strese dayanır ama uzun süreli stres beyni yorar, kaygı ve tükenmişliğe yol açar.
Kayıplar, istismar, kazalar, ağır hayal kırıklıkları gibi olaylar kişinin güven duygusunu ve dünyaya bakışını sarsabilir.
İnsan beyni ilişkiyle güçlenir. Anlaşılmamak, destek görmemek, yalnız kalmak depresyon ve anksiyeteyi artırır.
Genetik yatkınlık, beyin kimyası, hormonlar, kronik hastalıklar, uykusuzluk gibi faktörler de ruh halini doğrudan etkiler.
Sürekli ekran, karşılaştırma kültürü, mükemmel olma baskısı, hızlı tüketim… Bunlar yetersizlik duygusunu ve zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
Üzüntü, öfke, korku sürekli bastırıldığında “yok olmaz”; çoğu zaman kaygı, panik, bedensel şikâyetler olarak geri döner.
Psikoloji genelde “bir anda” bozulmaz. Çoğu zaman uzun süre görülmeyen yüklerin birikmesi sonucu zorlanır.
0 Yorumlar