Duyuru

Duyuru : Önce Vatan. Bize katılın - Tel: 05076270759

MERAKINI KAYBEDEN İNSAN


 Merakını Kaybeden İnsan

İnsan yaşlandığı için merakını kaybetmez; merakını kaybettiği için yaşlanmaya başlar. Çünkü merak, insanın hayata açılan penceresidir. Soru sormayan, öğrenmek istemeyen ve hayret etmeyen bir kalp zamanla körelir.
Çocukların dünyası bu yüzden canlıdır. Bir yaprağa bakarlar, bir böceği izlerler, gökyüzünü seyrederler ve sürekli sorular sorarlar. Onlar için her şey yeni, her şey keşfedilmeye değerdir. Yetişkinler ise çoğu zaman her şeyi bildiklerini sanmanın rehavetine kapılırlar.
Oysa öğrenmenin sonu yoktur. İnsan yeni bir kitapta, yeni bir insanda, yeni bir şehirde hatta yıllardır yaşadığı mahallesinde bile keşfedecek şeyler bulabilir. Merak eden insanın zihni diri kalır; hayat onun için sıradanlaşmaz.
Bir süre sonra bazı insanlar yaşamayı bırakmaz ama şaşırmayı bırakır. İşte tehlike de burada başlar. Çünkü hayret duygusunu kaybeden insan, güzellikleri de fark etmemeye başlar. Gün doğar ama görmez, mevsimler değişir ama hissetmez.
Belki de hayatı canlı tutan şey, büyük olaylar değil; küçük şeylere karşı duyulan meraktır. Bir çiçeğin nasıl açtığını, bir insanın neden öyle davrandığını, bir kitabın hangi düşünceden doğduğunu merak etmek...
Çünkü merak, sadece bilgiye değil; hayata da açılan bir kapıdır. O kapı kapandığında insan öğrenmeyi değil, biraz da yaşamayı bırakmış olur.

Yorum Gönder

0 Yorumlar